Bayram Buksel

Sanatçı Hakkında

Biyografi

1980 yılında Diyarbakır'ın tarih ve medeniyetle yoğrulmuş Silvan ilçesinde doğan Bayram Buksel'in sanata olan tutkusu, çocukluk yıllarında, yaşadığı toprakların taşlarına, desenlerine duyduğu derin bir merakla filizlendi. Bu erken yaşta başlayan heyecan, onun için bir ifade biçimine dönüşürken, resim sanatının yanı sıra profesyonel olarak uğraştığı tekstil işi, onun doku ve katmanlara olan bu içsel ilgisini daha da besledi. Sanatçı, ipliğin örüntüsüyle boyanın tuvaldeki kabartısı arasında kurduğu bu sanatsal köprüyle, doğduğu coğrafyanın binlerce yıllık belleğini tuval yüzeyine işlemeye başladı.

Buksel, tarihi ve mitolojiyi geçmişte kalmış birer hikaye olarak değil, bugünün ruhunu şekillendiren canlı ve nefes alan birer organizma olarak görür. Sanatını bu temel felsefe üzerine inşa ederek; Şahmaran ve Anka gibi efsaneleri, Diyarbakır ve Van gibi medeniyet beşiği olmuş şehirlerin mimari hafızasını ve toprağın farklı katmanlarında var olmuş savaşçıların yankılarını tuvallerine taşır. Tüm bu konuları "BELLEK" ana fikri altında birleştiren sanatçı, izleyiciyi kişisel ve kolektif hafızanın derinliklerinde bir yolculuğa çıkarır.

Sanatçının eserlerindeki en belirgin özellik, kullandığı heykelsi dokular ve katmanlı yapıdır. Boyayı adeta bir harç gibi kullanarak yarattığı kabartma hissi, eserlerine sadece görsel değil, dokunsal bir boyut da kazandırır. Özellikle soyut kompozisyonlarında, bir miti veya tarihi bir olayı bir bütün olarak resmetmek yerine, onu "anatomisine" ayırır. Renk sütunları, geometrik formlar ve parçalanmış figürler aracılığıyla, belleğin lineer değil, kesintili ve katmanlı doğasını görselleştirir.

Buksel, izleyiciye tamamlanmış bir cevap sunmak yerine, onlara aralanmış bir kapı bırakmayı tercih eder. Eserleri, izleyiciyi bu parçaları birleştirmeye, kendi anıları ve bilgisiyle boşlukları doldurmaya ve böylece kendi belleğini yeniden inşa etmeye davet eden birer açık uçlu sorudur.

Sanat Anlayışım

Tuvalim bir kazı alanı, fırçam ise bir arkeologun aletidir. Sanatım, doğduğum coğrafyanın binlerce yıllık belleğini, mitlerini ve tarihin yankılarını yüzeye çıkarma eylemidir.

Heykelsi dokular ve katmanlar, anıların ağırlığını hissettirmek içindir. Kompozisyonlarımı parçalara ayırırım, çünkü bellek de böyledir; bütünsel değil, kesintili ve katmanlı. Her bir parça, görünenin ardındaki sırra açılan bir geçittir.

Eserlerim tamamlanmış cevaplar sunmaz; onlar, kendi gerçeğinizi bulmanız için aralanmış birer kapıdır. Sanat, benim tuvalimde başlar, sizin bilincinizde tamamlanır.

Sergilerim

  • "Sır ve Geçit" Kişisel Resim Sergisi - DİTAV, Diyarbakır - 2025